Kategoriler
Uncategorized

7242 Sayılı Kanun’a İlişkin Değerlendirmeler (İnfaz Kanunu ve Diğer Kanunlarda Yapılan Değişiklikler)

Av. Arb. Serap DİNLER

7242 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Toplam 69 maddeden oluşan 7242 Sayılı Kanun ile; başta 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu olmak üzere toplam 11 farklı kanunda değişiklik yapılmıştır. Makalemizde, 7242 Sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin başlıcalarını inceleyeceğiz.

A. 4675 Sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

İnfaz hakimliklerinin görev alanı genişletilmiştir. Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı şikayet başvurusu yapılabilmesine ve yapılan şikayetleri incelemek görevinin infaz hakimliklerine verilmesine dair düzenleme yapılmıştır. İnfaz hakimliğinin teşkilatının yeniden düzenlenmesine, infaz hakimliklerinde uzmanlaşma sağlanmasına, infaz işlemlerinin infaz hakimlerinin görev ve yetkisine bırakılmasına yönelik değişiklikler yapılmıştır. İnfaz hakiminin kararlarına karşı, tebliğden itibaren yedi gün içinde infaz hakimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine itiraz yoluna gidilebileceğine ilişkin düzenleme yapılmıştır. İnfaz hakimliğinin kuruluş, görev, yetki ve işleyişine ilişkin yapılan değişiklikler veya infaz hakimliğine yeni görevler veren düzenlemeler; 01.09.2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlayacaktır.

B. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

B.1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hususları düzenleyen 53. maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Buna göre;

  • Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlülerin yanı sıra, yapılan değişiklikle denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen hükümlüler yönünden de kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanmayacağı düzenlemesi getirilmiştir.
  • Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen hükümlünün yanı sıra, yapılan değişiklikle denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü bakımından da; “bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakma” nın uygulanmamasına karar verilebileceği düzenlenmiştir.

B.2. Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçunun nitelikli hallerine, suçun “canavarca hisle” işlenmesi hali eklenmiş ve suçun “canavarca hisle” işlenmesi halinde verilecek cezanın diğer hallerden farklı olarak yarı oranında değil, bir kat artırılacağı düzenlenmiştir.

Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinin 4. fıkrasında yapılan değişiklikle; 86. maddenin 3. fıkrası kapsamına giren hallerde kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, verilecek cezanın üst sınırı 16 yıldan 18 yıla yükseltilmiştir.

B.3. Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen; suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçlarının alt sınırı 2 yıldan 4 yıla, üst sınırı 6 yıldan 8 yıla ve aynı maddenin 2. fıkrasında düzenlenen suç örgütüne üye olma suçunun alt sınırı 1 yıldan 2 yıla, üst sınırı 3 yıldan 4 yıla çıkarılmıştır.

B.4. Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun cezasının üst sınırı 5 yıldan 6 yıla çıkarılmış ve adli para cezasının alt sınırı olarak 500 gün belirlenmiştir. Tefecilik suçunun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek cezanın bir kat artırılacağı yönünde hüküm eklenmiştir.

C. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

C.1. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesinde yapılan değişiklikle; ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyecekleri Adli Tıp Kurumu Raporu ile tespit edilenler ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında, tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilecektir. Bu kişiler hakkında mahkumiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması halinde de, hükmü veren ilk derece mahkemesi tarafından adli kontrol kararı verilebileceği öngörülmüştür.

C.2. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 112. maddesinde yapılan düzenleme ile; hakkında adli kontrol kararı verilen ve dosyası istinaf ya da temyiz incelemesinde bulunan sanıkların, isteyerek adli kontrol hükümlerini yerine getirmemeleri halinde, hükmü veren ilk derece mahkemeleri tarafından da tutuklama kararı verilebilmesi öngörülmüştür.

C.3. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 272. maddesinde yapılan değişiklikle; yasa gereği istinaf kanun yoluna başvurulamayacak hükümlerin tekerrüre esas olmayacağı düzenlemesi getirilmiştir.

D. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da Yapılan Değişiklikler

D.1. 5275 sayılı Kanun’un 14. maddesinde yapılan değişiklikle; açık ceza infaz kurumuna ayrılma koşulları yeniden belirlenmiştir. Buna göre; kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az hapis cezasına, taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum olanlar ile adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu gereğince tazyik hapsine tabi tutulanlar hakkında verilen cezalar doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirilecektir. Ancak; terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkum olanlar ile ikinci kez mükerrir olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hakkında söz konusu değişiklik uygulanmayacaktır.

D.2. 5275 Sayılı Kanun’un 16. maddesinde yapılan düzenleme ile; gebelik ve doğum sebebiyle hapis cezasının infazının geri bırakılmasında aranan doğumdan sonra 6 ay şartı, 1 yıl 6 ay olarak değiştirilmiştir.

Bununla birlikte; 5275 Sayılı Kanun’un 106. maddesinin 9. fıkrasında yapılan değişiklikle; adli para cezasından çevrilen hapis cezasının infazının ertelenemeyeceğine dair hükme istisna getirilerek; aynı kanunun 16. maddesinde düzenlenen “hapis cezasının infazının hastalık nedeniyle ertelenmesi” halinin, adli para cezasından çevrilen hapis cezaları bakımından da uygulanabileceği düzenlenmiştir.

D.3. 5275 Sayılı Kanun’un 17. maddesinde yapılan değişiklikle; hapis cezasının infazına ara verilmesi hallerine; “hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları” hali de eklenmiş ve söz konusu maddede sayılan durumlarda Cumhuriyet Başsavcılığınca 6 ayı geçmeyen sürelerle infaza ara verilebileceği hükmü 1 yıla çıkarılmıştır.

D.4. 5275 Sayılı Kanun’un 19. maddesine eklenen 4. fıkra ile; hakkında yakalama emri çıkarılan hükümlünün yakalanabilmesi amacıyla gerektiğinde konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yapılabileceği, söz konusu aramalar bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 119. maddesi hükümlerinin uygulanacağı ve hakim tarafından verilecek arama kararlarının sulh ceza hakimi tarafından verileceği düzenlemesi getirilmiştir.

D.5. 5275 Sayılı Kanun’un 30. maddesinde yapılan değişiklikle; açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin; ceza infaz kurumu görevlilerinin denetiminde, kamu kurum ve kuruluşlarının iş alanlarında, geceleyin bu kurum ve kuruluşlar tarafından barındırılmak suretiyle çalıştırılabileceği, bu şekilde çalıştırılan sürenin, azami süre sınırına bakılmaksızın aynı kanunun 105/A maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilecek süreye ilave edileceği düzenlemesi getirilmiştir.

D.6. 5275 Sayılı Kanun’un 37. maddesinde yapılan değişiklikle; hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak cezaevi dışında bulunduğu yerlerde kusurlu olarak gerçekleştirdiği disipline aykırı eylemleri nedeniyle de disiplin cezalarının uygulanabilmesi düzenlemesi getirilmiştir.

D.7. 5275 Sayılı Kanun’un 42. maddesinde yapılan değişiklikle; hükümlünün kurum idaresine bildirilen telefon numarası aracılığıyla ya da teknik müdahale ile başka bir hatta yönlendirme yapmak suretiyle görüşme hakkı olmayan kişilerle görüşmesi hali, hükümlü bakımından haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezasını gerektiren eylemler arasına alınmıştır.

D.8. Hücreye koyma cezasını gerektiren haller arasına; ceza infaz kurumuna alkol sokmak, kurumda alkol kullanmak ve alkol bulundurmak halleri de alınmıştır.

D.9. Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin; altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin salgın hastalık hallerinde de, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhal yararlandırılacağı düzenlemesi getirilmiştir.

D.10. 5275 Sayılı Kanun’un 69. maddesinde yapılan değişiklikle; çocuk ve altmış beş yaşını tamamlamış hükümlüler ile beraberinde çocuğu bulunan kadın hükümlülerin dışarıdan gönderilen hediyeyi kabul etme hakları genişletilmiştir.

D.11. Hükümlünün iyi halinin belirlenmesi hususunda düzenlemeler yapılmıştır. 5275 sayılı Kanun’un 89. maddesinde yapılan değişiklikle; hükümlülerin ceza infaz kurumunda bulundukları tüm aşamalarda, idare ve gözlem kurulu tarafından iyi halin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı düzenlemesi getirilmiştir.

Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkum olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde, idare ve gözlem kuruluna, Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısının başkanlık etmesine yönelik düzenleme getirilmiştir. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişinin katılacağına ilişkin düzenleme getirilmiştir.

İyi hallilikle ilgili yapılan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinden itibaren uygulanacaktır.

D.12. 5275 sayılı Kanun’un 94. maddesinde yapılan değişiklikle; hükümlülerin mazeret iznini kullanabilmesi için; ceza infaz kurumlarında iyi halli olarak geçirmesi gereken beşte birlik süre, onda bire düşürülmüş ve hasta ziyareti amacıyla verilen mazeret izin hakkı asgari bir ay arayla toplam iki defaya çıkarılmıştır.

D.13. Açık ceza infaz kurumlarında bulunanlarla, kapalı ceza infaz kurumunda olup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazananlara; üç ayda bir yol hariç verilen izin, üç günden yedi güne çıkarılmış ve hastalık veya doğal afet gibi zorunlu hallerde bu izinlerin birleştirilerek kullandırılabileceği düzenlemesi getirilmiştir.

D.14. Salgın hastalık, doğal afet, savaş veya seferberlik durumunda bu sebeplerden dolayı izinden dönemeyen veya geç dönen hükümlülere ceza verilmeyeceği düzenlemesi getirilmiştir.

D.15. Denetimli Serbestlikten Yararlanma Koşullarında Yapılan Yeni Düzenlemeler

5275 Sayılı Kanun’un 105/A maddesinde yapılan değişiklikle;

  • Değişiklik öncesindeki kanun metninde yer alan; hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin talebi halinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebileceği hükmü değiştirilmeden, söz konusu uygulama şartı olan açık ceza infaz kurumu ile çocuk eğitimevinde geçirilmesi gereken asgari süreler kaldırılmıştır. Ayrıca; açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi halli hükümlülerin, diğer şartları da taşımaları halinde, bu belirtilen infaz usulünden yararlanabileceğine ilişkin düzenleme getirilmiştir.
  • Hükümlünün, ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi için yasal süre 3 günden 5 güne çıkarılmıştır.
  • Denetimli serbestliğin uygulanması bakımından belirli yükümlülükleri yerine getirmeyen hükümlülerin, kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi yerine infaz hakiminin kararıyla açık ceza infaz kurumuna gönderilebilmesine ilişkin düzenleme getirilmiştir.
  • Hükümlü hakkında, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması halinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hakimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebileceğine ilişkin düzenleme getirilmiştir.

D.16. Koşullu Salıverilme Sürelerinde Yapılan Düzenlemeler

  • 1/2 Genel İnfaz Oranı:

7242 Sayılı Kanun ile bazı suçlar hariç olmak üzere; hükümlülerin koşullu salıverilmeden yararlanabilmesi için infaz kurumunda çekmeleri gereken ceza süresinde indirim yapılmıştır. Buna göre; ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar hariç; diğer süreli hapis cezalarına mahkum edilmiş olanlar için eski yasa metninde 2/3 olan infaz kurumunda çekmeleri gereken ceza süresi 1/2’ye indirilmiştir.

  • İstisna Kapsamında Kalan Suçlar (2/3 İnfaz Oranı Olan Suçlar):

a) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına mahkum olanlar,

b) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (madde 87, fıkra iki, bent d) süreli hapis cezasına mahkum olanlar,

c) İşkence suçundan (madde 94 ve 95) ve eziyet suçundan (madde 96) süreli hapis cezasına mahkum olanlar,

d) Cinsel saldırı (madde 102, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (madde 104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (madde 105) suçlarından süreli hapis cezasına mahkum olanlar,

e) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (madde 102, 103, 104 ve 105) hapis cezasına mahkum olan çocuklar,

f) Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138) süreli hapis cezasına mahkum olanlar,

g) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) hapis cezasına mahkum olan çocuklar,

h) Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (madde 326 ilâ 339) süreli hapis cezasına mahkum olanlar,

cezalarının 2/3’ünü infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabileceklerdir.

Ayrıca, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olan çocuklar ile 1/1/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar hakkında koşullu salıverilme oranı ise 2/3 olarak uygulanacaktır.

Bu itibarla; hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu uygulanmayan, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkum olan hükümlülerin koşullu salıverilme oranı 2/3 olarak uygulanacaktır. Ancak; hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu uygulanan terör hükümlülerinin (çocuklar hariç) koşullu salıverilme oranı ise 3/4 olarak uygulanacaktır.

  • 3/4 İnfaz Oranı Olan Suçlar:

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (TCK 102/2, 103, 104/2-3) (Çocuklar için 2/3 uygulanır)

Uyuşturucu madde ticareti suçu (TCK 188) (Çocuklar için 2/3 uygulanır)

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar’dır. (Çocuklar için 2/3 uygulanır)

D.17. Mükerrirlere ve Bazı Suç Faillerine Özgü İnfaz Rejimi Uygulamasında Yapılan Değişiklikler

5275 Sayılı Kanun’un 108. maddesinde yapılan değişiklikle; tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı birden fazla süreli hapis cezasına mahkumiyet halinde, azami 32 yılın ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirilmesi durumunda koşullu salıverilmeden yararlanılabileceği düzenlemesi getirilmiştir.

Mükerrirler bakımından koşullu salıverilme oranı, dörtte üçten (3/4), üçte ikiye (2/3) indirilmiştir.

Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından, bu suçların tabi oldukları koşullu salıverilme oranının uygulanacağı belirtilmiştir.

Türk Ceza Kanununun 102. maddesinin 2. fıkrasında tanımlanan cinsel saldırı suçundan, 103. maddesinde tanımlanan çocukların cinsel istismarı suçundan, 104. maddesinin 2. ve 3. fıkrasında tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı süreli hapis cezasına mahkum olanlarda koşullu salıverilme oranı 3/4 olarak uygulanmaya devam edecektir. Ancak; bu suçlardan birden fazla süreli hapis cezasına mahkumiyet halinde, koşullu salıverilme süresi azami 32 yıl olacaktır.

D.18. Özel İnfaz Usulleri Kapsamının Genişletilmesine Yönelik Düzenlemeler

  • Kasten işlenen suçlarda toplam 1 yıl 6 ay, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise toplam 3 yıl veya daha az süreli hapis cezaları; her hafta cuma günleri saat 19.00’da girmek ve pazar günleri aynı saatte çıkmak suretiyle hafta sonları ya da hafta sonları hariç her gün saat 19.00’da girmek ve ertesi gün saat 07.00’de çıkmak suretiyle geceleri infaz edilebilecektir. Terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek veya üye olmak suçlarından ya da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkum olanlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkum olanlar, adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler, koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler, bu özel infaz rejiminden faydalanamayacaktır.
  • Kadın, çocuk veya 65 yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam 1 yıl, 70 yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam 2 yıl, 75 yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam 4 yıl veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine infaz hakimi tarafından karar verilebileceğine ilişkin düzenleme getirilmiştir. Terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek veya üye olmak suçlarından ya da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkum olanlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkum olanlar, adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler, koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler, bu özel infaz rejiminden faydalanamayacaktır.
  • Toplam 5 yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden, ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilenlerin cezasının konutunda çektirilmesine infaz hakimi tarafından karar verilebileceği düzenlemesi getirilmiştir.
  • Doğum yaptığı tarihten itibaren 6 ay geçen ve toplam 3 yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının konutunda çektirilmesine infaz hakimi tarafından karar verilebilecek olup, bu infaz usulü uyarınca talepte bulunulabilmesi için, kadının doğurduğu tarihten itibaren 1 yıl 6 ay geçmemiş olması şartı aranacaktır.
  • Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler hakkında tabi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme hükümleri uygulacak ancak; denetimli serbestlik hükümleri uygulanmayacaktır.

D.19. Denetimli Serbestlikle İlgili Geçici Madde 6 ile Yapılan Düzenlemeler

  • 30.03.2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından denetimli serbestlik süresi 3 yıl olmuştur.

İstisnası (Denetimli Serbestlik Süresi 1 Yıl Olan Suçlar)

Geçici madde ile yapılan düzenlemede öngörülen 3 yıllık denetimli serbestlikten;

– Kasten öldürme suçları (TCK m.81, 82, 83),

– Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları,

– Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (TCK m.87/2-d),

– İşkence suçu (madde 94 ve 95),

– Eziyet suçu (madde 96),

– Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104 ve 105),

– Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138),

– Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188),

– TCK’nın İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan Millete ve Devlete karşı suçlar,

– 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan

mahkum olanlar faydalanamayacaktır. Bu suçlar bakımından denetimli serbestlik süresi 1 yıldır.

Bu itibarla; hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu uygulanmayan, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkum olan hükümlülerin denetimli serbestlik süresi (istisna suçlardan olmadığından) 3 yıl olarak uygulanacaktır.

Yeni düzenleme ile 30.03.2020 tarihinden önce işlenen suçlar bakımından, 1/2 şartlı tahliye ve 3 yıllık denetimli serbestlik süresi ile birlikte örneğin; 6 yıl veya altında hapis cezası alan bir hükümlü, 6 yıl hapis (6 yılın 1/2’si şartlı tahliye indirimi ile 3 yıl hapis) ve 3 yıl da denetimli serbestlikten yararlanacak, infaz hakiminin vereceği denetimli serbestlik kararı ile cezaevinden çıkacaktır. (Yukarıda belirtilen istisna suçlar bu kapsama girmemektedir.)

  • 30.03.2020 tarihine kadar işlenen suçlardan mahkumiyet halinde, 0-6 yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile 70 yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında denetimli serbestlik süresinin 2 yıl yerine 4 yıl olarak uygulanacağı, ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen 65 yaşını bitirmiş hükümlülerin ise koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği düzenlemeleri getirilmiştir. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hali; Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen bir raporla belgelendirilecektir. Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82, 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (m.102, 103, 104, 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138), Millete ve Devlete karşı işlenen suçlar ile terör suçlarından mahkum olanlar söz konusu düzenlemeden yararlanamayacaktır.
  • Yukarıda iki madde halinde belirtilen düzenlemeler, iyi halli olmak koşuluyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler hakkında da uygulanacaktır.
  • 30.03.2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, tabi olduğu infaz rejimine göre belirlenen koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir günün, üç gün; onsekiz yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir günün, iki gün olarak dikkate alınacağına ilişkin düzenleme getirilmiş ve çocuk hükümlülerin infaz sürelerinin hesaplanmasında infaz kurumunda geçirdikleri sürelerde indirim yapılmıştır.
  • 30.03.2020 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından ise 5275 Sayılı Kanun’un 105/A maddesinde yer alan infaz düzenlemesi geçerli olacaktır. 0-6 yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine 2 yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler ile maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine 3 yıl veya daha az süre kalan hükümlüler denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanabilecektir.

D.20. İnfaz İndirimi ile Denetimli Serbestlik Sistemindeki Düzenlemelerin Uygulanması

5275 Sayılı Kanun’a eklenen Geçici Madde 9 ile; infaz indirimi ile denetimli serbestlik sistemindeki düzenlemelerinin uygulamaya girmesi düzenlenmiştir.

  • 30.03.2020 tarihinden önce işlenen fiiller nedeniyle 5275 Sayılı Kanun madde 39 ila 46 uyarınca verilen disiplin cezası ve tedbirlerinin; infaz edilmeleri şartıyla, 5275 Sayılı Kanun’un 48. maddesinde düzenlenen süre ve karar şartı aranmaksızın idare ve gözlem kurulunca verilecek iyi hal kararı üzerine kaldırılacağına ilişkin düzenleme getirilmiştir. Ancak; Devlete ve Millete karşı suçlar, örgütlü suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve terör suçlarından hükümlü ve tutuklu olanlar ile Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrası kapsamında kalan “eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli halde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usullerine ısrarla karşı koyan” hükümlü ve tutuklular hakkında verilen disiplin cezaları bakımından bu hüküm uygulanmayacaktır.
  • 5275 Sayılı Kanun’un 105/A maddesinin 6. fıkrasında yer alan, hükümlünün ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması için yasal 5 günlük süre, 01/01/2021 tarihine kadar 25 gün olarak uygulanacaktır.
  • Türk Ceza Kanunu’nun 102, 103, 104, 105 ve 188. maddelerinde düzenlenen suçlardan (cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından), 28/6/2014 tarihinden önce işlenmiş olanlar için verilen süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı 2/3 olarak uygulanacaktır.

Yani; cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçları bakımından;

-Suç tarihi 28.06.2014 tarihinden önce ise koşullu salıverilme oranı 2/3 olarak uygulanacaktır.

-Suç tarihi 28.06.2014 tarihinden sonra ise

=>Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu için koşullu salıverilme oranı 3/4 olarak uygulanacaktır.

=>Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar için yetişkinler açısından,

–TCK 102/2, 103, 104/2-3 maddeleri bakımından koşullu salıverilme oranı 3/4 olarak uygulanacaktır.

–TCK 102/1, 104/1, 105, maddeleri bakımından koşullu salıverilme oranı 2/3 olarak uygulanacaktır.

=>Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar bakımından, çocuklar açısından, TCK 102, 103, 104, 105 maddeleri için koşullu salıverilme oranı 2/3 olarak uygulanacaktır.

  • Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle; açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106. madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31.05.2020 tarihine kadar izinli sayılacaktır. Salgının devam etmesi halinde bu süre; Sağlık Bakanlığı’nın önerisi üzerine, Adalet Bakanlığı tarafından her defasında 2 ayı geçmemek üzere 3 kez uzatılabilecektir.
  • Millete ve Devlete karşı suçlar, terör suçları ve örgütlü suçlar hariç olmak üzere; toplam hapis cezası 10 yıldan az olanların 1 ayını, 10 yıl ve daha fazla olanların ise 3 ayını kapalı ceza infaz kurumunda geçirmeleri ve iyi halli olmaları şartıyla, açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına 1 yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin talepleri halinde açık ceza infaz kurumlarına gönderilebileceği, ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya 5. fıkrada (bir üstteki madde) belirtilen süreler içinde hak kazandıkları takdirde 5. fıkra uyarınca izinli sayılacakları, 5. fıkrada belirtilen sürenin tamamlanmasından sonra ise açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanıp kazanmadıklarına bakılmaksızın, Kanunun 95. maddesinde düzenlenen izin hakkından yararlanacakları, bu fıkra hükmünün 31.12.2020 tarihine kadar uygulanacağı düzenlenmiştir.